
İnsan tecrübeleriyle yaşar. Bilerek ya da bilmeyerek ama tecrübe ettiklerinin gölgesinde karar verir. Davranışları, düşünce sistemini, karakteri daha önce yaşadıklarına bağlı olarak değişir veya şekil alır, belirginleşir. Bir anlamda, çevredir bizi şekillendiren.
Etrafımızı saran her ne ise, çevre de odur. Kimi zaman aile ortamı ve birkaç arkadaş, bazen de sert iklimli bir coğrafya. Orada yetişen bitkiler ve buna bağlı belirlenmiş, ünlenmiş yemek çeşitleri belki. Yaşadıklarımız, yaşayacaklarımızı biz istesek de istemesek de etkiler.
Fikirdir yani önemli olan. Fikir sahibi olabilmek için gün görmüş olmak, çok okuyan mı çok gezen mi yoksa ikisini birden mi ne olmak gerek. Deyişlerimizin bizi tercih zorunda bırakmasına kimi zaman karşıyım, hem oku, hem gez derim ben o açıdan. Konumuza dönersek, fikir sahibi insanlar başarılı olur hayatta. Bir de öngörülerinde keskinlik sağlayabilenler. Genel kabul budur.
Öngörü, gelecek tahmini nasıl yapılır? Yine tecrübeye, daha önce görmüş olmakla alakalı girdileri, gelecekteki bir zaman dilimine uyguladığında olası sonuçları tahmin etmeye çalışarak. Ne kadar gerçeğe yakın bir tahminde bulunabilirsen, o kadar başarılısın işte o noktada. Girdilerin çokluğu ve isabetli olması çok önemli yani. Tecrübeler yine.
Her ne kadar konunun hakimi olsan da, sonucu kestiremiyor olabilirsin. İşte buna da, standart sapma diyenler var. Yani senin kontrol edemeyeceğin değişkenler yüzünden sonuçları tam anlamıyla kestiremiyorsun denebilir. Standart sapma ne kadar küçükse, sen o kadar keskin tahminlerde bulunabilir ve aldığın riski ufaltabilirsin.
Konumuz kadın olunca ne oluyor peki? Tecrübelerinden yola çık çıkabiliyorsan. Biraz çetrefilli yerlere geldik, ağır ağır atalım adımlarımızı. Tecrübeliyim ya da değilim gibi başka kadınlara ucu değerecek yorumlardan kaçın. Bunları dile getirme sakın, zira döner dolaşır aleyhine bir noktaya varır. Bahsetmiyorsun ve tecrübelisin diyelim, bu güzel. Ama senin söylediklerine vereceği tepkileri düşünürsek, standart sapma çok büyük. O kadar büyük ki, konu onun yanında ufak kalıyor. Standart sapmanın gölgesinde kalıyor. Utanmasam, kadın standart sapmadır, standardı sapmadır bile diyebilirim. O derece.
Öyle bir malzeme ki bu kadın, içine girdiği her konunun öznesi olmayı çok seviyor. Dolayısıyla, tahminlerde bulunarak karar veren beynimiz, tahminleri için daha önce yaşanmış zaman dilimlerine ait kayıtlardan uygun olanı seçip karar yönünde olasılıkları belirliyor fakat genellikle yanılıyor. Şuna benziyor: Yanan bir sobaya dokunmam gerekiyor, daha önce dokunmuştum, elim yandı, dokunmamalıyım. Bu zincir sonunda vardığın karar, içinde kadın varsa, genellikle yanlış bir karardır. Beynin, beyinciğin ya da istatistiklerin hatası değil bu. Aslında hata da yok.
Kadının tepkileri, bir lastik top üzerine düşen bilyalar gibi. Ne tarafa, ne sebeple düşeceğini kestirmek mümkün değil. Onu memnun edebilmen için, bilmelisin. Ne düşüneceğini, o bilyanın nereye sekeceğini tahmin etmeli ve avcunun içine almalısın böylece. Alamadıysan, düşürdüysen, yandın demektir dostum!

