Etiket Arşivi: seks

Commuoversi… Di nascosto., originally uploaded by Nuxis.


Biri öbürünü kapsar.
Biri öbürünü besler.

Biri özletir, diğeri doyurur.
Biri tazeler, diğeri ferahlatır.
Biri ağlatır, diğeri terletir.
Biri güldürür, öbürü öldürür.
Biri canlandırır, biri uçurur.
Biri çok satar, biri çok atar.

Biri köle eder, öbürü özgürleştirir.

Nat Naomi, originally uploaded by NaturelleSL.


Yaşlanıyoruz. Kendini beğendirme çabasına girip, estetik ameliyat sonrası, silikon taktırdıktan sonra mesela, oralar yaşlanmayınca ortaya biraz komik, sakil ve tuhaf bir görüntü çıkmayacak mı?

Biz yaşlandıkça, haydi yaşımız ilerledikçe diyelim zira yaşlı filan da değiliz, teknoloji gelişiyor, değişiyor. Buna bağlı olarak hayatlar, insanlar ve kültür de değişiyor. Estetik ameliyatlar evde yapılabilecek kadar ilerleseydi mesela teknoloji, tıp, ne kadar güzel olurdu değil mi? Bunlar çok uzak değil.

Evde ameliyat yapacak değiliz elbet. Buna karşın, belki haplar değişecek. Mesela bir hap atacaksın ve sonrasındaki on yıl boyunca ne yersen ye, kilo almayacaksın. Bir başkasını yuttuktan sonra göğüslerin şişmeye, bir diğeriyle kalçaların sıkılaşmaya başlayacak. Hoş değil mi? Yaz yaklaşırken uygunlanmaya başlayan diyetlere, kilolara, selülitlere elveda. Bende böyle bir hap var desem, keseni ağzını açmaz mısın?

Öyle bir geleceğe doğru gidiyoruz ki ve aslında her teknoloji ve gelişme insanın rahatı, huzuru ve konforu için düşünülüyor olsa dahi, aklımda soru işaretleri var. Büyük ve yerine cevaplar koyamadığım işaretler. Haplardan bahsettim, işin biraz da şekerli, yanar dönerli kısmına girerek. Ama tıptaki gelişmeler, insan vucudunu ve hayatını değiştireceğini gösteriyor. Kanseri oluşmadan önleyebilecek, vucudun amino asit dengesini, protein oranını gözleyen, her daim bir çekap merkezi gibi çalışabilecek küçük bir robotu, beyne ya da herhangi başka bir yere -muzipçe gülümsemeyin, mesela kola diyelim- yerleştirilecek bir çipi yerletirdiğimizi düşündüğümde aklım yerinden oynuyor.

Lösemi, kanser ya da her ne ise daha oluşmadan, onu yok edecek şekilde organize olabilse bünye, sağlık fışkıran bedenlerimizle kavuşsak birbirimize, sarılsak, kucaklaşsak, ilişkilerimiz daha mı uzun sürerdi? Daha uzun yaşadığımızda, dünyaya bırakacağımız miras daha kalabalık ve gösterişli mi olurdu?

Düşüneceğin dertler azaldıkça, kafana takabileceğin küçük sorunlar daha mı büyürdü? Senin ayakkabıların ve çantanın rengine yakın bir kıyafet seçemediğim için mi tartışırdık o zaman? O dünyada?

Antik dönemden kalma heykelleri andıran vücuduna ulaşmak için, benim ne aksesuarlar, göz boyamalar kullanmam gerekecekti o zaman? Zaman geçtikçe, zaman hızlanıyor. Koşuşturma, telaş ve yalnızlık artıyor. Tahammül ve dinlemek ve saygı ve hoşgörü de. Çocukluk aşkı ile evlenen, evlenebilenlerin sayısı azalırken, birbirini bulmak için insanlar çeşme başı yerine şimdilik bilgisayar başına geçiyor. İleride, nasıl pet şişede ilk satılmaya başladığı zamanlarda nasıl yadırgadıysak, ilişkilerin alacağı formu da yadırgayacağız ve belki şimdiden yadırgıyoruz bile ama buna alışacağız.

Kendini tatmin için kullanılan alet, edevat, oyuncaklar eskiden yoktu ama şimdi var. İnternet büyük bir popo, meme, seks ağına dönmüş durumda. Porno filmlerin yerini üç boyutlu sanal arkadaşlar, seksi kadınlar, erkekler aldığında ne olacak durumumuz? Evde koluma, ellerime, kafama gözlerime geçirdiğim ve yaşadığım sanal heyecanı daha gerçekçi kılacak ve beş duyuya hitap daha arttığında ne yapacaksın? O zaman sadece silikonda yetmeyecek, gerçeğe yakın tecrübeler yaşayan insanın hayallerini süsleyebilmek için ne kılıklara girmen gerekecek?

Transparan gecelikler, el kadar stringler, iç gıdıklayan sütyenler, coşkulu jartiyerler yerine neler giyeceksin kadın?

Gel buraya!

Girl 2 On Paper Details, originally uploaded by guy mckinley.


Okumadıysan, önce şunu okusan: Bir kulunu çok sevdim

Karar! Asıl sorun karar vermek. Kimlerlerle irtibat, iletişim, arayış, buluş, pazarlık, çatışma, anlaşma içerisinde olduğuna karar vermek. Bu karara varırken, bildiğiniz gibi insanın aklından bin türlü düşünce geçer ya da geçmez.

Kısa bir görüşmeden sonra, yeni tanışılan bir insana karşı bir tavır oluşturmak da mümkün. Bunu, beyinde yer aldığı tespit edilmiş mirror neural cells yapıyor, yani sinirsel ayna hücreleri. Beynimiz İletişim içinde olduğu diğer beynin gönderdiği sinyalleri, yani ağızdan dökülen kelimeleri değil, vucut dili ile; bakışlar, el, kol hareketleri, oturuş şekliyle; ona bakarak anlıyor ve tepki veriyor. Anlıyor ve senin, benim de anlamamı sağlıyor. Ama bu gerçekten başka bir yazının konusu olabilecek kadar uzun bir süreç ve burada kesiyorum. Buna rağmen, bir anlam veremesem de kimi zaman ısınamadım, dediğim kişilerin bu süreçten geçerken süzgeçe takıldıklarını da düşünmeden edemiyorum.

Daha fazla »