Gezinimi atla

Aylık Arşivler: Kasım 2011

do not give up.., originally uploaded by lilly.knusprig.

Biraz yürüdükten sonra tekrar karşıma çıktı.

Ne ufuk kaldı aklımda, ne trafik, ne de soğuk. Hiçbir şey olmamış gibi hala gülümsüyor bana. Gözleri, şu ilerideki belediye işçilerinin elindeki çay bardağı gibi buğulu, davetkar; sıcacık. Ona yaklaşmak, konuşurken belli etmeden koklamak istiyorum. Onunla konuştuğumu görenler belki deli derler bana, hiç akıllanmayacak.

Düşündükçe, hatırladıkça içimde birşeyler eriyor, birşeyler birbirine karışıyor. Mazi dedikleri süslü püslü, büyük bir yalancı dostum. Şu vitrinlerdeki yeni sezon kolleksiyonu gibi. Alımlı ve çekici. Güzel montları ve paltolarıyla tatlı bir kışı davet ediyorlar sarı ışıklar altında. Ben o kışların soğuğunu, yağmurunu da bilirim. Hepsini unutup, tatlı bir uyku hissiyle o soğukta donmak isterdim aslında, eğer daha mutlusu mümkün değilse. Unutabilseydim.

Ona sarılmayı ve herşeye baştan başlamayı kabul edebilirdim ve çok da hoşuma giderdi. Demek istiyorum. Denemek istiyorum. İsterdim.

Varlığı yokluğundan daha çok acıtmasaydı.


Ona rastladığımda anlık bir sarsıntı yaşadığımı itiraf etmeliyim. Beklemiyordum, hazırlıksızdım, uzun zamandan beri görüşmemiştik.

Görmezden gelemem. Rastladığıma sevinmiş gibi de yapamam. Sevinmedim, dersem de yalan olur. Zamanı şu anda durdurabilme imkanım olsaydı ya da onunla yaşamak istediklerimi kimse bilmeden yaşayabilsem ve sonra hiçbir şey olmamış gibi yapabilsem çok farklı olmaz mıydı? Kendimi ona sarılmak keyfinden alıkoyacak bir sebep varolmazdı bazı şeyleri görmezden gelebiliyor olsaydık. Kim bilir?

Yaklaşsam, konuşsam onunla; eskilerin günahına boyayacak günümü ve gecemi. Samimiyetsiz bir merhaba bana yakışmaz. Uzaktan selamlasam ayıp olacak. Hayatın durduğu, aklımın donduğu yerdeyim. Beni şimdiden çaresizliğin kollarına itti bile. Belki de aşk dedikleri budur ve ben hala anlamamışımdır.

Gülümsüyor ama acımasızca bakışlarının aynı zamanda acımasız olduğunu biliyorum. Sanki herşey benim hatammış gibi. Sanki artık çok mutluymuş gibi. Sanki ben hiç değilmişim ya da olamayacakmışım gibi. Hayatımız hep bir sanki gibi. Başka bir hayat gibi bir anki. Bakışlarından da gülümsemesinden de korkuyor değilim. Zihnimin bir süredir işlenmemiş topraklarına attığı tohumlardan dolayı tedirginim. Orada büyüyüp, benden beslenip beni devirmesinden korkuyorum. Beni ancak benim aklımla yenebileceğini bildiği için oynuyor aklımla. Buruşturup ütülüyor, itiştirip çekiyor  aklımı. Yerinden oynatıyor.

Aklımı oynatıyor.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.