Gezinimi atla

Aylık Arşivler: Şubat 2011

Don’t let me fall for you. :) , originally uploaded by Mika M..

 

Seninle artık hiçbir ilişiğim, yakındalığım olmadığını belirtmek isterim. Hatta rastlaştığımız, zamanın ekşi bir şakasından ibaret o anlarda seni tanımayabilir, görmeyebilirim.

Seni seviyor olsam da.

Gördüklerim, senin hakkında düşüncelerimi değiştirse de hayallerimi
değiştiremiyor. Görüyorum ki şu hallerinle hiç de uyumlu değiliz ya da
uygun. Buna rağmen birlikte olduğumuzda üzerimizden yıldız tozu
serpecekler, elele ve etrafımıza ışıltılar saçarak o güzel
geleceğimize ağır ama emin adımlarla yürüyeceğiz.

İnsanin kendini yenmeye calışması ne zor. Umut dedikleri bu olsa gerek.

Sana uzak olsam ve senden uzak dursam da, gordugunun bu olmasini istiyorum. Orada, ben yokken mutlu olamayacağını farketmeni, beni özlemeni istiyorum.

Seni umut ediyorum.

, originally uploaded by lilly.knusprig.

 

Saatime bakiyorum; birkaç yıl kadar geciktim sanirim.

Onunla eşuyumlu olamıyor olabilirim, onun icin geç kalmış, başkasının erkeni;
erkeği. İçinde saatli bir bombayla yaşıyor ve bu yüzgen gergin. Bu aceleci tavrı için suçlayamam onu.

Gevşetemem de.

 

wtf, originally uploaded by the.one.

Aklından geçen tüm hayaller gerçektir, sen bunların senin kurgun oldugunu bilmedigin surece.

Bir tartışma sonunda yanlış düşündüğünü ya da yorumladığını gördüğün anda yasadığın utanmanın tersine, kabul etmek zorunda kalacağın başka bir mutlak gerçeğe rastlamadığın sürece mutlu olmak senin ellerinde o halde.

Benim ellerimde.

Seninle tüm kavgalarımı bu düşünce ile sonlandırabilirim belki de. İtiraz etmek ve kendi doğrumu kabul ettirmeye calışmak yerine, kırmızının neden kırmızı oldugunu düşünmeden kabul etmek gibi hatta.

Seni sınırsızca sevsem, bunu hayal etsem ve inansam, dünya cennet olabilir mi bana?

İstediği ve beklediği karşılığı alamadığı için kızıyor.

Kızıyor ama bunu bir kılıfa sokmak zorunda, ona hak verilmesini sağlayabilecek bir formül bulmalı ki alıştığı rahat hayatı sürdürebilsin. Yani istediği zaman mızmızlansın, ağlasın, gülsün, iletişime geçsin ve mesela saatlerce konuşsun ya da o gece müsait olmayıversin. Yaptıklarını özetlediğimde ben anlayışsız ve kaba oluyorum. Anlayışla karşılarsam, gidişatı değiştirecek adım atamamakla suçlanıyorum. Ben bir kabahatliyim, bir kabahatliyim; öyle böyle değil.

Kızdığı zaman tüm bilinç akışı da o zarif ve narin kalbi gibi kırılıveriyor. Ne söylediklerinin tutarlılığı var, ne de tutarlı sözleri görebilecek aydınlık bir zihni. Şu an karanlıkta; düşüyor, yuvarlanıyor ve bir yerlere çarptığı için bana kızıyor. Yazdıklarımı dinleyebilecek, söylediklerimi anlayabilecek durumda değil; sürekli düşüyor.

Çığlık çığlığa!

 

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.