Hayatimda benden, kendimden daha degerlisi yok. Kendimi seviyorum ve guveniyorum. Tipki seni sevdigim ve guvendigim gibi. Kadar.
Kendimden tiksinebildigim kadar senden de tiksinebilmek istiyorum. Nefret etmek, ofkelenmek, bir kasik suda boğmak istiyorum. Esim, esitim olmani istiyorum. Tanrim degil.
Elmayi dislemek, cennette gezinmek istiyorum. Ya da sadece elma yemek; bu bana cennette gibi hissettiriyorsa. Bunun icin bedel odemeden. Benim varligim seni mutlu ediyorsa, elmami paylasabilirim, agacin golgesine uzanip seninle sohbet edebilir, yilani gormezden, duymazdan gelebilirim.
Seni seviyorum ve seviyor olmaktan keyif aliyorum. Bunun bir bedeli olmamali, seni sevmek beni ozgur kilmali. Zihnim bin yillar icerisinde ve zamanin otesinde gezebilmeli, zira kafeste yasayamiyorum.
Tanrim degil cennetim ol, kendimi sunacagim zaten. Hayatimda benden, kendimden degerlisi yok aslen.

çok arabesk olmuş. gerçi tüm yazılarda böyle bi hava var.kendinizi erkeğe göre konumlandırmadan olamıyor musunuz ?
Yazilarimi kadin tabanli yazdigimi ve konumladigimi henuz farkedemediginiz icin uzun uzadiya bir cevap yazmayacagim.
the.one sizden uzun uzadıya bi cevap ister gibi mi gördünüz yorumumu ?egosantrik yazılarınıza yorum yazan kimsenin olmaması dikkatinizi çekmemiş galiba. he öyle deyip geçilmek pek hoş bi şey olmasa gerek.kadın tabanlı erkek tavanlı yazılarınızda başarılar dilerim.son söz: ex nihilo, nihil fit.
Misafir, misafir oldugunu unutsa dahi kapiyi gosteren taraf olmamaktan memnunum.
tebrik ediyorum hem yazı hemde yorum için the.one tarzın budur ve bayılıyoruz … aynen devam … dipsiz kuyunun en diplerinde dolanmadan olmaz
“Kendini sevmek, ölene dek sürecek bir aşk ilişkisinin başlangıcıdır.” Oscar Wilde (Bu anlamlı ilişkiye kemancı olmak ise olanaksız değil ama gerçekten zor.)